Geri türkülerim.com

Vahdetname

  • Edip Harabi

Vahdetname

Daha Allah ile cihan yoğ iken

Biz anı var edip ilân eyledik

Hâkk'a hiç bir lâyık mekân yoğ iken

Hanemize aldık mihman eyledik

Kendisinin henüz ismi yok idi

İsmi şöyle dursun cismi yok idi

Hiç bir kıyafeti resmi yok idi

Şekil verip tıpkı insan eyledik

Allah ile işte burda birleştik

Nokta-i amaya girdik yerleştik

Sırr-ı küntü kenzi orda söyleştik

İsm-i şerifini Rahman eyledik

Âşikâr olunca zat-ü sıfatı

Kün dedik var ettik bu semavatı

Birlikte yarattık hep kâinatı

Nam-u nişanını cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptık yedi kat

Altı günde tamam oldu kâinat

Yarattık içinde bunca mahlûkat

Erzakını verdik ihsan eyledik

Asılsız fasılsız yaptık Cenneti

Huri, Gılmanlara verdik zineti

Türlü vaitlerle her bir milleti

Sevindirip şad-ü handan eyledik

Bir Cehennem kazdık gayretle derin

Lâf ateşi ile eyledik tezyin

Kıldan gayet ince kılıçtan keskin

Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi kün emriyle var oldu cihan

Ârş-ü kürsü gezdik durduk bir zaman

Boş kalmasın diye bu Kevn-ü mekân

Âdem'in halkını ferman eyledik

Ârif olan bilir sırr-ı müphemi

İzhar etmek için İsm-i Azamı

Çamurdan yoğurduk yaptık Âdem'i

Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Âdem ile Havva birlik idiler

Ne güzel bir mekân bulduk dediler

Cennetin içinde buğday yediler

Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Âdem'le Havva'dan geldi çok insan

Nebi'ler, Veliler oldu nümayan

Yüz bin kerre doldu boşaldı cihan

Nûh Nebiyyullah'a tufan eyledik

Salih'e bir deve eyledik ihsan

Kayanın içinden çıktı na-gehan

Pek çokları buna etmedi iman

Anları Hâkk ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshab-ı Kehf'i uyuttuk

Hazret-i Musa'yı Tur'da okuttuk

Şiti çulha yaptık bezler dokuttuk

İdris'e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman'ı dehre sultan eyledik

Eyyub'a acıdık derman eyledik

Yakup'u ağlattık nalan eyledik

Musa'yı Şuayb'a çoban eyledik

Yusuf'u kuyuya attırmış idik

Mısır'da kul diye sattırmış idik

Zelihayı ona çattırmış idik

Zellesinden bend-i zindan eyledik

Davut Peygamber'e çaldırdık udu

Kazadan kurtardık Lut ile Hud'u

Bak ne hâle koyduk Nâr-ı Nemrud'u

İbrahim'e bağ-u bostan eyledik

İsmail'e bedel Cennetten kurban

Gönderdik şad oldu Halil-ürrahman

Balığın karnını bir hayli zaman

Yunus Peygamber'e mekân eyledik

Bir Mescide soktuk Meryem Ana'yı

Pedersiz doğurttuk orda İsa'yı

Bir ağaç içinde Zekeriyya'yı

Biçtirip kanını rizan eyledik

Beyt-ül Mukaddes'te Kudüs şehrinde

Nehr-i Şeria'da Erden Nehrinde

Tathir etmek için günün birinde

Yahya'yı İsa'yı uryan eyledik

Böyle cilvelerle vakıt geçirdik

Bu Enbiya ile çok iş bitirdik

Başka bir Nebi-i zişan getirdik

Anın her nutkunu Kur'an eyledik

Küffarı Kureyş'i ettik bahane

Muhammed Mustafa geldi cihana

Halkı davet etmek için imana

Murtaza'yı ana ihvan eyledik

Ona kıyas olmaz asla bir Nebi

Nebiler Şah'ı dır Hâkk'ın Habibi

Dünyanın ukbanın odur sebebi

Biz onu Nebi-i Zişan eyledik

Hâkk, Muhammed, Ali, ile birleştik

Hep beraber Kâbe Kavseyne gittik

O makamda pek çok muhabbet ettik

Leyletel-esrayı seyran eyledik

Bu sözleri sanma her insan anlar

Kuşdilidir bunu Süleyman anlar

Bu sırr-ı müphemi Ârifan anlar

Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hâkk ile Hâkk idik biz ezelide

Ta Ruz-ı Elest'te, Kalubeli'de

Mekân-ı Hüda'da Bezm-i Celi'de

Cemâlini gördük iman eyledik

Vahdet Âlemini bilmeyen insan

İnsan suretinde kaldı bir hayvan

Bizden ayrı değil Hazret-i Suphan

Bunu Kur'an ile ayân eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır

Doğan, ölen, yapan, bozan, hep Hâkk'tır

Her nereye baksan Hâkk-ı Mutlaktır

Ahvâl-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayına girenler için

Hâkk'ı hâkkal-yakın görenler için

Bu sırrı Harabi bilenler için

Birlik meydanında cevlan eyledik