Tutuldum
Gece pazarında gündüz satarken
İki yakam birden köre tutuldu
Bunca bilmezlerin bunca nankörün
Elinden gelenek töre tutuldu
İnsan farketmez mi doluyla boşu
Teraziye koysun kötüyle hoşu
Uçtu gökyüzünde adalet kuşu
Geldi en çamurlu yere tutuldu
Benim haksızlarla olmadı şakam
Kaymadı ölçümden en küçük rakam
Bu kadar şerefli tertemiz yakam
Kirlilerce kaç yüz kere tutuldu
Kendine ruh gibi inen Mahzuni
Çiğneyip çiğneyip yenen Mahzuni
Hamdulillâh dinsiz denen Mahzuni
Hacı Bektaş gibi Pîr'e tutuldu