Geri türkülerim.com

Sultanım (Din İçin Çalıştın)

  • Geycekli Âşık Hasan
  • Kırşehir

Sultanım (Din İçin Çalıştın)

Din için çalıştın geçtin serinden

Burcu burcu misk kokardı terinden

Erenköy'de bulamadım yerinde

Ah çeker ağlarım canım Sultanım

İlm-i Ledün olan gece yatmıyor

Mevsimi gelmezse meyve bitmiyor

Erenköy'ün bülbülleri ötmüyor

Bülbüller yas tutar canım Sultanım

Görüşmek isterim ehl-i zatınan

İhtiyarım ben gidemem atınan

Burda göç etmişsin Sultan katına

Giderim izine canım Sultanım

Döner yalan dünyanın çarkı dolabı

Çok severim Muhammed'i Çalab'ı

Gaziantep Kilis geçsem Halep'i

Giderim izine canım Sultanım

Şam-ı Şerif, Ürdün, geçsem mahane

Evliyalar Sultanı yavru şahane

Duyulur ismin bütün cihane

Giderim izinde canım Sultanım

Ağlar Müridlerin yoluna bakar

Senin âşkın benim ciğerim yakar

Medine şehri mis gibi kokar

Giderim izine canım Sultanım

Dervişler hü çeker leyl-ü neharda

Ötüşür bülbüller vakt-i seherde

Gonca güller çiçek açar baharda

Soldu çiçeğimiz kaldı Sultanım

Dolaşır ervahın Cennet Bağında

Gelmiş has Melekler durmuş sağında

Soldu çiçeğimiz şubat çağında

Çaresiz derdimiz canda Sultanım

Varınca da yaşlanırdım koluna

Canım kurban olsun senin yoluna

İncinmez kimseye tatlı diline

Gayet kibar idi dilin Sultanım

Gelir ziyaretine hem Cinnieri, Peri,

Erenler Sultanı büyük din eri

Matemini tutar Konya, Kayseri,

Herkes matem tutar sana Sultanım

Yatıp uyumadın sen leyl-ü nehar

Geçti kış ayları geliyor bahar

Matemini tutar Yozgat, Kırşehir,

Sana matem tutar dağlar Sultanım

Arabistan Çölü bir kumlu arsa

Geçti Müridlerin Erzurum, Kars'a,

Tutar matemini İstanbul, Bursa,

Akmadı ırmaklar durdu Sultanım

Dertli Nebioğlu'ydum severdin beni

Sıkmasın topraklar şu nazlı teni

Cennet-i Âlâda aradım seni

Cennet-i Firdevs yerin Sultanım

Bütün Alimler sana yaslandı

Bağlar matem tuttu dağlar puslandı

Selâ verip Hâkk nidası seslendi

Melekler indi gökten sana Sultanım

Hakîkat Sultanı hakîkat Şeyhi

Vardı sende hem ilim nehri

Şubat on iki vakit sahi

Değiştin dünyayı canım Sultanım

Dünyayı değiştin ruhun ölmez

Senin ihvanların ağladı gülmez

Sen gibi Sultan bir daha gelmez

Sen büyük Mürşitsin Sultanım

Medine Şehri Mekke'den beri

Burcu burcu kokar mis gibi teri

Mürşid-i Kâmilsin sen bir din eri

Çekilir semaya terin Sultanım

Adana'nın yerlisi Camisi ulu

Allah'a gider doğrudur yolu

Dilerim Allah'tan solmasın gülü

Bu sene soldu gülüm Sultanım

Medine Şehri gayeten güzel

Nebiler ervahı içinde gezer

Evliyalar ervahı gölünde yüzer

Gayeten geniştir gölün Sultanım

Hesab-ı Memursun sen bir Kâtipsin

Cedd-i sülâlede aslan Hatipsin

Hem Mürşit hem Aktap kutupsun

Bellidir yerin canım Sultanım

Benim gönlüm seni görmek kastine

Elin tutsam öpsem nûrlu destine

Yüzüm sürsem hırkasına, postuna,

Burcu burcu kokar gülün Sultanım

Âşık Hasan der ki hem yanar içim

Çoktur isyanım günahım suçum

Bağlandı bagajım yüklendi göçüm

Varıyorum yanına canım Sultanım