Geri türkülerim.com

Sene Bin Üç Yüz On Bir

  • Hanaklı Mazlumi
  • Ardahan / Hanak

Sene Bin Üç Yüz On Bir

Sene bin üç yüz on bir tarihinde

Bir zelzele düştü cümle aleme

Zelzele ne idi vasfedem kardaş

Sizler kulak tutun bu serencama

Serencam dinleyin öğrenin hâli

Hâkk'ın hışımının olmaz emsali

Huda'nın emriyle yağdı bir dolu

Gören insanlar hep düştüler gama

Gama düşende hep dedi: El-aman

Kaptancı Dağından koptu bir duman

İndi Dikanlara yağdı bir zaman

Oynadı bulutlar gürledi sema

Gürleyip yıldırım şimşek atarken

Dediler kaynadı Kerkedan Dikan

Budandı evelik batbata tikan

O güzel ekinler töküldü kuma

Kuma tökülende ekinle bostan

Mahvoldu tarlalar değmeden tırpan

Dedim ki ben bunu eylersem destan

Dedi sakın eksik söyleme

Söyleme diyende havaya çıktı

Dedik bu hesaba cihanı yıktı

Andan Hanaklara yolu bıraktı

Dedi sizler bakın kalma kalıma

Kalma kala baktık geçti izleri

Göğe direk etti duman tozları

Ağlattı kadını, kırdı, kızları

Sağ kalan kendini verdi serseme

Serseme verende insafa baktı

Atlayıp Sinor dan Gevşe den çıktı

İnip Urumların canını sıktı

Ondan Natala'ya yazdı bir nâme

Nâmeyi okuyup eyledi nazı

Büyüğü küçüğü olmadı razı

Duydular geliyor dolu avazı

Minnet ettiler Sinor'a uğrama

Uğrama diyende taksim kılındı

Biri Geç'e biri Konk'a bölündü

İkisi bir yörüş etti silindi

Hemen Ahaşen'e attılar dama

Ahaşen'de kaldı nice bir eyyan

Gitmedi bir yana hep oldu tamam

Bizlere kahroldu ahirül encam

Ne bayram tutarız ne bir Cuma

Cumayı bayramı Hâkk Mevlâ'm sorar

Hangi bir işimiz var Hâkk'a yarar

İncedir bir kılı yediye yarar

Gönül özün ağla ele ağlama

Ağlayıp bu gönül kurtulmaz yastan

Âşk şarabı içip olmuşum mestan

Mazlumi yadigâr kıldı bir destan

Yazıp yollamalı Haleb'e, Şam'a