Sagu (Türk'ün Türbesi)
Karanlığa can düştü acı haber
yetişti
Ateş sardı her yanı sanki alem tutuştu
Uçmağa vardı gönül emri ferman
yürüdü
Kolum kanadım kırık ulu kervan yürüdü
Tekbiri ilâhiki kar düşerken
Felek ten
Kar ile abdest aldık nur düşerken Felekten
Ay-yıldızlı tabutun nişanında
sır gizli
Bülbüllerin feryadı goncalarda zar gizli
Ben sana sus diyemem ağla
karanfil ağla
Bozkurtların yastadır şimdi karalar bağla
Gideriken semadan kar düştü
çiçeklere
Kerem yangını gibi ar düştü çiçeklere
Vakit tamam olunca kapıları
açtılar
Sırattan geçer iken el eyleyip geçtiler
Sonunda şehitlerin buluştuğu an
geldi
Kapıları açtılar dediler ki han geldi
O anda safa geçti İmamoğlu
Önkuzu
Saf saf indi melekler göründü onun yüzü
Hanlar hanı Bayındır haber
saldı her ada
İlteriş'e Satuğ'a Kültiğin'e Kürşat'a
Orda kavuşma günü, bu tarafta
matem var
Payesine ayrılmış sırrı suret hatem var
Biliriz ki orada seni dostlar
ağırlar
Burda yürekler yanık yanar burda bağırlar
Gözünaydın Duracık gözünaydın
Esendağ
Erciyes'te gözyaşı yetim kaldı Hasandağ
Ardın sıra dualar tekbir veren
gönüller
O an gazi dervişler hem alperen gönüller
Yemin ettiler yemin sancağı
dikmek için
Toprağı devirmeli tohumlar ekmek için
Şimdi türbedarların bayrak
tutar gün gece
Dervişlerin alplerin orda yatar gün gece
Kimisi toya gelir kimisinde
sünnet var
Ora Türk'ün türbesi can olana kıymet var
Sonumuz kara toprak gün gelirde
gideriz
Öyle özlemişim ki canımdasın sevdiğim
Sefaiyem vay bana canan gitti
can gitti
Başın sağolsun Turan Başbuğ Alparslan gitti