Rıza'nın Destanı
Dokuz yüz yirmi dokuz'a devr oldu sene
Kara bıyıkların boyandı kana
Gör nasıl dayansın o gârip ana
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Kahpe Felek hemen aldı canını
Yıktı evlerini saçtı kanını
Teselli eyleme Elif Hanım'ı
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Gönül kuşu her dem yüceye konar
Anlamaz derdimi el beni kınar
Kapbe Felek geldi elinde fener
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Mestane gözleri hilâldir kaşı
Daha yirmi üç, yirmi dört, değmedi yaşı
Âh edip ağlıyor Hüseyin kardeşi
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Kapımızın önü ırmağa yakın
Kır Ât'a bin İrizam saatin takın
Sana nazar değer hatadan sakın
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Kapının önünden ırmak akıyor
Felek pençe vurdu canım yakıyor
Belgüzâr boynunu bükmüş bakıyor
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Kır Ât'ına bindi döner belinde
Böyle Hanedan var mıydı Çorum ilinde
Ağlar Elif ağlar bunca yolunca
Ölüm yakışmıyor İrizam sana
Kapının önü bağ ile bostan
Uçurduk İrizayı altın kafesten
Göncük Bektaş helbet der ona destan
Ölüm yakışmıyor İrizam sana