Pîr Sultan Abdal (On Yedinci Asırda)
On yedinci asırda bir nûr gelmiş idi cihana
O nûr şevk katmış idi bülbüle hem güli gülşana
Hakîkatin libasını kuşanıp girdi meydana
Meftunum Koca Haydar'a namı diğer Pîr Sultan'a
Âriflerin hazinesi canı Pîr Sultan Abdal'dır
Âşıkların şöhreti ve şanı Pîr Sultan Abdal'dır
O bir Türk âşıkı idi o oldu Türk'ün Ozan'ı
Çağırır davet ederdi yola yolundan azanı
Asla affetmezdi adaletin çarhını bozanı
Halka teşhir eyler idi halka ters ferman yazanı
Onun için Âriflerin canı Pîr Sultan Abdal'dır
Âşıkların şöhreti ve şanı Pîr Sultan Abdal'dır
Hızır Paşa'nın zulmünden asla dönmedi yüzünü
Can pahasına olsa da esirgemezdi sözünü
Halka anlatmak uğrunda yüce Türklüğün izini
Berdar oldu halk yolunda Hâkk'a tapırdı özünü
Onun için Âriflerin canı Pîr Sultan Abdal'dır
Âşıkların şöhreti ve şanı Pîr Sultan Abdal'dır
Cümle Âşıkların bugün sen oldun başı Sultanı
Banaz Köyü'nün gökçeği Yıldızeli'n nevcivanı
Ona derler Koca Haydar Yıldız Dağı'nın aslanı
Cümle gerçek Âşıkların gönül tahtıdır mekânı
Onun için Âriflerin canı Pîr Sultan Abdal'dır
Âşıkların şöhreti ve şanı Pîr Sultan Abdal'dır
Daimi'yim telim söyler, dilim söyler, sözümde o
Sevdası çıkmaz gönlümden gizli durur özümde o
Ona bakar onu görür hayâlimde gözümde o
Dem'im de o mey'im de o sohbetimde nazımda o
Onun için Âriflerin canı Pîr Sultan Abdal'dır
Âşıkların şöhreti ve şanı Pîr Sultan Abdal'dır