Garip Bülbül Ne Ağlarsın
Şal berzahtan yol görünse
Sağlar gel gel deyi inler
Dağ taş goncaya bürünse
Bağlar gel gel deyi inler
Vay bu dünya yalan gönül
Aslı toprak olan gönül
Yârdan ayrı kalan gönül
Ağlar gel gel deyi inler
Yâr elinde gelse zehir
Ona eylemezsem kahır
Susuz kaldı koca nehir
Çağlar gel gel deyi inler
Sinem yanar özüm gitti
Sefaiyem sözüm gitti
Elâ gözlü kuzum gitti
Dağlar gel gel deyi inler