Diyorlar Bizde ( Niksara Lehçesi)
Düzgün, mısmıldır; başörtüsü, bürük
Lahana, kelem; dağ armudu, çördük çöp.
İştaha mada, azıcığa eccük,
Alkışa da çepik diyorlar bizde.
Merdiven, badaldır; sebze de zavzu,
İğneye biz derler, dibeğe sohu.
Sitil, kovadır; ceket ise saku,
Sedire de mahat diyorlar bizde.
Behni, yem yeridir; arazi, yazu,
Göcek, köşedir; yumruk ise muşmu,
Balçığa lığırt, ev duvarına çamdu,
Civcive de cücük diyorlar bizde.
Banyo yapmak, yunmak; bol ise foltah,
Hindi, culuhtur; sac ekmeği, cızlah.
Patetese gostil, sahiye essah,
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde.
Takunya, nalindir; çok fazla zebil,
İçi boş, küfüktür; katmerse, hetil,
Şubata gücük, yatağa da mitil,
Belkiye ellağam diyorlar bizde.
Biber, issottur; sırık ise herek,
Elbise, urbadır; kilitse firek,
Fasulye, çiğit; raf ise terek,
Muşmulaya töngel diyorlar bizde.
Salon, hayattır; sürekliyse fasa,
Keh, uçurumdur; sığ yer ise yoha,
Aşgana, mutfak; işteyse deydaha,
Çınara kavlağan diyorlar bizde.
Ağleş, dur demek; yazma ise çember,
Ahacuk, iştedir; bakır kap lenger.
Yufkaya işkefe, salçaya pelver,
Mandaya da kömüş diyorlar bizde.
Azıcık, bidıhım; tatsızsa sarsuh,
Boduç, su kabıdır; ayran da gatıh.
İşkembeye mimbar, çiviye de mıh,
Bileziğe golbağı diyorlar bizde.
Şip, çabuk demek; rezil de ilezir,
Foruz, horozdur; kevgir de ilistir.
Kaynağa göze, peçeteye peşkir,
Geçen yıla bıldır diyorlar bizde.
M. Necati Güneş (Tarih Öğretmeni)